GEORGE ORWELL HAYVAN ÇFTLİĞİ BİR PERİ MASALI

Written by Dersim Demir
12-03-2018

 

                                                                                         *I have a dream today!

 

     Beylik Çiftliği, birçok çiftlik gibi hayvanların gece gündüz çalıştığı, tüm ürün ve emeklerini insanların aldığı, karşılığında çok azıyla yetindiği bir çiftliktir. Çiftliğin sahibi Mr. Jones zalim, alkolik birisidir. Bir gün çiftliğin en yaşlısı ve en saygı duyulan kişisi Koca Reis adındaki domuz, tüm hayvanları ahıra toplar ve onlara gördüğü bir rüyadan bahseder. Koca Reis’in düşün de;  İngiltere'nin tüm hayvanların eşit olduğu, insanların olmadığı bir toplum da tüm hayvanların yeşil kırlarda diledikleri gibi oynadıkları ve tüm emeklerinin karşılığı olarak aldıkları ürünlerin onlara ait olduğu görür. Koca Reis’in uyandığı bu düşte, hiç çalışmadan hayvanların tüm ürün ve çabalarını sömüren insan ırkının olmadığı, mutluluk dolu bir ütopyadır Beylik Çiftliği. Gördüğü bu düşün etkisi ile Koca Reis, hayvanların artık böyle yaşamak zorunda olmamalarını ve örgütlenmeleri gerektiğini düşünerek çiftlikteki diğer hayvanlara bir çağrıda bulunur.  Tüm hayvanlara özgürlükleri ve emekleri için savaşmalarını söyler, bir zamanlar tüm hayvanlar arasında söylenen ama artık unutulan bir şarkıyı, İngiltere'nin Hayvanları şarkısını herkese söyledikten 3 gece sonra huzur içinde ölür.

   Koca Reis'in anlattığı özgürlükçü düşünce tüm hayvanlar tarafından benimsenmiştir, belirsiz olan tek şey isyanın ne zaman ve kim tarafından başlatılacağıydı. İsyanın ilk kıvılcımı ise çiftlik çalışanları uykularından uyanamayıp hayvanlara yemlerini vermemesi ile yakılır ve bunun üzerine hayvanlar ambar kapılarını kırarak hakları olanı alırlar. Mr. Jones ve çalışanlar ambara gelip hayvanları kırbaçlamaya başlaması bardağı taşıran son damla olur ve plansız bir şekilde ilk ayaklanma başlar, Mr. Jones ve çalışanlar çiftlikten atılır. Bundan böyle Beylik Çiftliği adı değiştirilir ve Hayvan Çiftliği kurulur. Tamda bu noktada Martin Luther King’in 28 Ağustos 1963’te Lincoln Anıtı’nda yaklaşık 200 bin kişiye hitap ettiği  “Bir Hayalim Var” (I Have a Dream) isimli konuşması akla düşer. King bu konuşmasında;

Bir rüyam var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak. "  demektedir.

     Çiftliklerini sömürgecilerden kurtaran hayvanlar kaostan kozmosa geçiş sürecinin ilk adımı olarak, sınırları beli bu alnın yönetim biçimine yönetici elitlerine ve yönetim koşularına karar verirler. Yönetici elitler zekâsına güvenilen domuzlara verilerek “Bütün hayvanlar eşittir” şiarı ile yeni düzenin 7 kuralı ortaya konulur. Buna göre;

                   1.       İki ayaküstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.

                   2.       Dört ayaküstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dost bileceksin

                   3.       Hiçbir hayvan giysi giymeyecek

                   4.       Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak

                   5.       Hiçbir hayvan içki içmeyecek

                   6.       Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek

                   7.       Bütün hayvanlar eşittir.

  

 Sömürünün olmadığı herkesin eşit olduğu ve herkesin ihtiyacı olduğu kadar aldığı bu sistemin çalışması için bütün hayvanlar canla başla çalışmaya başlar. Mülkiyetin kişiye değil topluluğa ait olduğu bu sistem içerinde başlangıçta her şey olan seyrinde gitmektedir. Lakin zaman içerisinde sistemde yozlaşmalar kuralarda törpülenmeler oluşur ve yönetim elinde bulunduran domuzlar hayvan çiftliğinde daha ayrıcalıklı bir noktaya gelir. Bu gelişin yansıması ise duvarda asılı duran 7 Emrin yanına gelen “Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir” ile vuku bulur.

 

Yozlaşan sistem içerisinde domuzlar tarafından bir de korku toplumu yaratılır ve bu sisteme hizmet eden köpekler sınıfı oluşturulur. Köpekler artık çiftliğin kolluk kuvvetleridir. Görevleri çiftliği iç ve dış düşmanlara karşı korumaktır ( iktidarda ki domuzlar kendi arasında ikiye ayrılmıştır. Napolyon [iktidar] ve Snowball [muhalefet] ).

    Hayvanlar Çiftliğinde sistem bozulmuş, 7 Emir yönetici elitlerin çıkarları doğrultusunda değişime uğramış, düşman olarak belirlenen insanoğlu ile çıkar ilişkileri kurulmuştur. Napolyon artık eşitler arasındaki birinci değil bir diktatör konumundadır ve bu doğrultuda hareket eder.

  Çiftlikte çalışan hayvanlar bozulan düzene rağmen çalışmaya devam etmekte ve var olan sistemin insan ırkının varlığından daha iyi olduğunu düşünmektedir en azından buna inandırılmıştır.

                        

 

  

   I have a dream today diyen Koca Reis’in düşler ütopyasının bir disütopya ya dönüşünü gözler önüne sermekle kalmamış bu disütopyanın eleştirisini Rusya üzerinden gönderimlerde bulunmaktadır. Aslolanın sistemin kendini içerinde var ettiği ve varlığını sürdürmek için koyduğu kuraları nasıl ortaya koyduğu ve bu koyuşun pratiklerinin nasıl olduğunun önemli olduğunu dile getirmektedir Orwell. Bunu dile getirmeyen Orwell bu durumun pratik yansımalarını Rusya üzerinden ortaya koymaktadır. Sovyet Rusya’sının başlangıç ve bitiş noktası bu bağlamda Hayvan Çiftliğinden çok da farklı değildir. Ayrıca kitapta iç ve dış düşman belirlenmesi ile sınırın korunmaya çalışmasında değinilmektedir. Bugün bile birçok ülke bu belirlenim üzerinden kendisini var etmektedir. Korku toplumu yaratılarak kitleler, bireyleri sindirmekte kolluk kuvvetlerini ise bu sistemin bekçileri olarak tayin etmektedir. Kısacası Hayvan Çiftliğin de meydana gelen birçok olay “modern” ya da “modern olmayan ” birçok devlet sınırları içerinde vuku bulmaktadır.

Blog Reviews

{{totalComments}} Comment
{{comment.owner.name}}
{{comment.owner.name}}
{{comment.createdAt | date:"dd/MM/yyyy"}}
{{comment.commentData}}